Ramazan Sohbetleri – 1
“Türkler Ramazan medeniyeti kurdular” sözünü duygusal bir açıdan düşünürsek mesele sadece gelenek veya şehir hayatı değildir. Asıl mesele insanların kalplerinde kurulan bir atmosferdir.
Ramazan geldiğinde Türk toplumunda sadece oruç tutulmaz;
insanların kalbi yumuşar, merhamet artar, yalnızlık azalır.
Bir evde iftar sofrası kurulurken, komşunun aç kalmaması düşünülür.
Fakirin kapısı sessizce çalınır, kimseyi utandırmadan yardım bırakılır.
Aynı sofrada zenginle fakir yan yana oturur.
Camiden çıkan insanlar birbirine selam verir, yüzler daha sıcak olur.
Ramazan böylece insanların birbirine yeniden yaklaştığı bir zaman olur.
Türklerin kurduğu Ramazan kültüründe en dokunaklı taraf şudur:
Ramazan sadece Allah ile kul arasındaki ibadet değil, aynı zamanda insan ile insan arasındaki merhametin yeniden doğuşudur.
Bir mahalleyi düşün:
İftara yakın sokaklardan yemek kokuları yükselir
Bir tabak yemek komşuya gönderilir
Davul sesi gecenin sessizliğini böler
Camiden dönen insanlar yavaş yavaş evlerine dağılır
Bütün bunlar birleşince ortaya sessiz ama güçlü bir duygu dünyası çıkar.
Bu yüzden bazı düşünürler şöyle der:
“Ramazan bir ay değildir; bir milletin kalbinin birlikte attığı zamandır.”

Zabıta ekipleri bu kez denetimde değil Boğaz’da
Bayrampaşa Belediyesi’nden 3 bin çocuğa okul çantası
Bayrampaşa: Göçün, Emeğin ve Şehir Hafızasının İstanbul’daki Adı
Zafer Bayramı Bayrampaşa’da coşkuyla kutlandı
Bayrampaşa’da atıklar ekonomiye kazandırılıyor
Bayrampaşa’da Mevlid Kandili’nde kandil simidi ikramı
30 Ağustos’tan Geleceğin Türkiye’sine
Yılmaz Birinci’ye Geçmiş Olsun: Gazetecinin Ayağı Durabilir, Kalemi Durmaz
26 Ağustos: Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a Uzanan Zafer Yolu